Kayıtlar

İklim Forumunda dert Dünyamızın geleceği idi

Resim
Aralık ayı başında Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi taraflar konferansı öncesi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok hareketli günler yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen İklim Forumu bunların belki de en etkili ve organize olanı idi. Tarih olarak özellikle Antalya’da yapılan G20 toplantısı öncesine getirilen forum iki gün sürdü. G20 ve Paris zirvelerinden önce yapılan İklim Forumu’nun özellikle bu iki organizasyonda yer alacak olan karar vericilere yönelik bir sonuç bildirgesi çıkarması ise, belki de Türkiye’nin hazırladığı iklim eylem planı kadar, hatta belki de daha değerli, etkisi oldu. İklim forumu tüm yabancı basında da yer almış oldu ve ülkemizdeki sivil gücün etkisini yansıttı. Çanakkale’den de iki konuşmacı olarak katıldığımız bu forum hakkında bazı kısa değerlendirmelerde bulunmak isterim. Tüm dünyada şu anda en yaygın olan enerji üretim biçimi kömürle çalışan termik santraller...

Yenilenebilir Enerji Devrimi

Resim
Uluslar arası Enerji Ajansı tarafından hazırlanan “Dünya Enerjisine Bakış 2014” raporunu, Tüsiad’ın ev sahipliğinde dün İstanbul’da açıklandı ( http://www.tusiad.org/information-center/events/world-energy-outlook-2014-launching-conference-for-turkey/ ). Raporun önemini ise Hürriyet gazetesinde yazan Gila Benmayor bugünkü yazısında açıklamış ( http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/gila-benmayor_20/gunes-enerjisinde-akil-tutulmasi-mi_27825917 ). Benmayor, yazısında kısaca önümüzdeki sürecin Yenilenebilir Enerjiye yatırımın artacağını belirtmiş hatta Tüsiad başkanı Haluk Dinçer’in de aynı yöndeki sözlerini aktarmış. Yenilenebilir Enerji yatırımlarındaki bürokrasi engelinden örneklerle söz etmiş. Vermiş olduğu bir örnek gerçekten can alıcı. Evinizin çatısına su ısıtma sistemi kurmak istediğinizde hiçbir bürokratik engel yok. Yani hiçbir yere başvurmanız gerekmiyor veya kimseden izin almanız gerekmiyor. Bu serbestiye de su ısıtma teknolojisi sektörünü dünyada ikinci sıraya çıkarmış. Hatta bu...

Duvar

Resim
Pazar günü Berlin Duvarının yıkılışının 25nci yıl dönümü idi. Bu gerekçe ile Almanya’da neredeyse her kentte kutlamalar var idi. Sadece Almanya ile kalmayan, kıta Avrupa’sında da çokça tartışılan etkilere neden olduğu için aynı güne her yerde konu ile ilgili toplantılar da gerçekleştirildi. Ülkemizde gündem çok farklı ve bir o kadar da hızlı aktığı için bu konuda neredeyse hiçbir şey duymadık, konuşmadık, konuşulanlar hakkında bilgi sahibi olmadık. Pazar akşamı gerçekleşen etkinlikler hakkında genel bir derleme okumak istedim. Ama bu esnada aklıma, o meşhur duvarın bir parçasının da bende olduğunu hatırladım. Geçtiğimiz yıl yaptığımız bir proje ile Almanya’dan Çanakkale’ye gelen Berlinli dostum, bana hatıra olarak o duvarın bir parçasını getirmiş idi. Arkeoloji Buluşmasına katılan bu arkadaşım sunum sonrası bana o taşı verdiğinde, aklıma ilk gelen “artık duvarın bir parçası bende ise, o duvarın tekrar yapılmasına imkan yok. Umarım yeni duvarlar da olmaz” dedim. Pazar akşamı tü...

Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri demokratiktir

Enerjinin üretimi konusu, son dönemde üzerinde en çok konuşulan alanlardan bir tanesi. 1960ların başına kadar enerjinin üretimi ve dağıtımı sadece devlete ait idi. Dünya kapitalizmi mal üretebilmek için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Bu enerjiyi de doğal olarak en ucuza sağlaması gerekiyor. Yüksek maliyetli yatırımları da tek başına yapamadığı için, bu alandaki yatırımları devlet üstleniyordu. Fakat sektördeki gelişmeler ve ucuzlama, kapitalizmin yeni alanlara yatırım ihtiyacı, sermaye gruplarının enerji sektörüne yatırım yapmasını sağladı. Doğal olarak da o güne kadar bilinen üretim biçiminin modernize edilerek yeniden kullanılması en çok tercih edilen yol oldu. Bu kadar uzun girizgaha gerek yok idi. Sadece enerji üretiminin devlet ve sermaye gruplarının elinde olduğunu yazmak yeterli idi. Ama biliyoruz ki, enerji sadece bu iki kesime ait değil. Çünkü fizik kanunlarına göre her yerde enerji var. Yani elektrik üretmek için sadece kömür veya doğalgaz yakmamıza gerek yok. Yenilenebilir ene...

Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri ile Temiz Enerjiye Geçiş

Resim
Çanakkale son günlerde yoğun bir şekilde 1/100 bin Çevre Düzeni Planını tartışıyor. Planın en can alıcı noktalarından biri olan enerji başlığında Biga-Lapseki hattının termik santrallere tahsis edilerek enerji üretim alanı olarak belirlenmesi. Şu anda 4 tane aktif olarak çalışan termik santrale ek olarak 9 tanesi için de çalışmalar sürüyor. Enerji üretim bölgesi olarak ilan edildikten sonra buraya daha fazla termik santral yapılabilecek. Tamamen ithal kömüre dayalı çalışacak olan bu kömür santrallerinin bölgenin havasını nasıl şekillendireceğini tahmin etmek ise hiç de zor değil diye düşünüyorum. Bu girişi yapmamın temel nedeni, geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantı. Fransa’nın Lille kentinde Avrupa Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri toplantısında konuşulanlar, bizim önümüze konulan kara tablonun daha temiz bir şekilde çözülmesini sağlama imkanı var mıdır diye düşündürdü. Hepimizin de bildiği gibi enerji yatırımları büyük bütçeli yatırımlar ve bunların yapımını her zaman devlet ...

Çanakkale ve Kuraklık

Geçtiğimiz hafta içinde Troya Çevre Derneği nin yürüttüğü bir Avrupa Birliği projesi çerçevesinde sekiz farklı Avrupa ülkesinden çeşitli kurumlar Çanakkale’de idi. Üç gün boyunca özellikle Çanakkale üzerinden yenilenebilir enerji kaynaklarını ve tarım ilişkisini tartıştılar. İklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarını azaltmak için yenilenebilir enerjilere yatırım yapmak ve bunu özellikle tarım alanlarında kullanmayı tartıştıkları toplantılarda konu bu yıl yaşanan kuraklığa da geldi. Çanakkale tarımına olası etkileri ve hatta Assos çevresindeki portakal ve mandalina üretiminin bu yıl gördüğü zarar konuşuldu. Hatta bölge ziyaret edildi ve birebir görüşmeler de yapıldı. Yani herkes kuraklık gibi iklim değişikliğinin bir etkisi üzerine canlı örneklere bakarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi konuştu. Bunun için de farklı yöntemler ve yollar tartışıldı. Tüm bunları anlatmama neden, bu sabah mailimde bulduğum Yeşiller Partisi üyesi Prof. Levent Kurnaz’ın yazısı oldu. ...

İklimi Bozan İnsanın Kendisi

Resim
Yukarıda kullandığımız başlık, aslında benim değil. Ama gerçeği o kadar net yansıttığı için hepimizi bağlayan bir unsur.                 Geçtiğimiz ay Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından bir rapor açıklandı. Rapor, IPCC’nin İsveç’in başkenti Stockholm’da bir hafta süren ve bilim insanları (ki bunların arasında Çanakkale’den Prof. Murat Türkeş’de bulunuyor) ile 195 ülkenin hükümet temsilcilerinin katıldığı bir konferanstan sonra açıklandı. Bu rapor, 1950’den bu yana küresel ısınmanın temel nedeninin “kesinlikle” insan faaliyetleri olduğunu gösteriyor. Bu raporun sonuçlarının derlenip buna göre karar vermek üzere de devlet ve hükümet yetkilileri, Polonya’nın başkenti Varşova’da Birleşmiş Milletler 19. İklim Zirvesi (COP-19) için bir araya geldiler. Bu zirvenin tarihine ise Filipinleri vuran ve on binden fazla insanın ölümüne neden olan ve tespitlere göre bugüne kadar g...