Kayıtlar

iklim değişikliği etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Neden Yenilenebilir Enerji Kooperatifi?

Resim
Bütün dünyada enerji üretimi ya devletin ya da büyük tekellerin elindedir. Bu da ona göre politik olarak karar alınmasını ve yatırımların yapılmasını kolaylaştırmaktadır. Oysa ki iklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarının en büyük gerekçesi, fosil yakıtlara dayalı enerji üretimidir. Fosil yakıtlara dayalı enerji üretiminin önüne geçebilmek için de yenilenebilir kaynaklara yönelmemiz gerekmektedir. Bu enerji dönüşümü aşamasında, belki de en demokratik yöntem olarak yerel katılımı ve yerelin söz sahibi olmasını düşünmemiz gerekmektedir. Yerel söz sahipliği aşamasında ise en etkili yöntem kooperatifçilik modelidir. Dünya'da özellikle enerji kooperatiflerinin ilk modellerine baktığımızda, enerji iletme maliyetlerinin yüksek olduğu yerleşimlerde yaşayan insanların kendi elektrik ve enerji taleplerini karşılamak için kurdukları kooperatif ve benzeri yerel girişimleri görüyoruz. Bu modeller, daha çok yerel kaynakları kullanarak (dere, biyo atık, rüzgar vb.) ihtiyaç duy...

Enerji üretiminde değişim ve Kooperatifler

Resim
Bütün dünyada bir enerji dönüşümü yaşanıyor. Özellikle iklim değişikliğine karşı, ülkeler çözümü yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ile önlem almaya çalışıyor. Dünya enerji ihtiyacının neredeyse %15'i yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Mesela Danimarka bu alanda zirvede ve şebekeye verilen elektriğin %55'i rüzgar ve güneş ile üretiliyor. Ama bu enerji dönüşümü farklı bir alanda gelişme gösteriyor. Artık daha bağımsız ve küçük enerji üretimleri ön plana çıkıyor. Kooperatif modeli büyük bir hızla gelişiyor ve öyle görünüyor ki çok kısa bir zamanda kooperatifler aracılığı ile üretilen enerjinin neredeyse yarısı kooperatifler aracılığı ile sağlanacak. Uluslararası Enerji Ajansı bile artık raporlarında bu durumu öne çıkarmaya başladı. Dünyada bu gelişmeler yaşanır iken, ülkemizde de yenilenebilir enerji kooperatifleri ile ilgili mevzuat ve çalışmalar da yavaş da olsa gelişiyor. Şu anda kurulu 17 Yenilenebilir Enerji Kooperatifi var ama bunların hiç biri henüz üretime geçe...

Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri ile kırsaldan başlayan enerji devrimi

Resim
        Neredeyse iki aylık hazırlık ve hummalı bir çalışma sonrası, bu hafta içinde "Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri" konferansını gerçekleştirdik. Ülkemizdeki deneyim eksikliği ve iyi uygulamaların vereceği pozitif etkiyi düşünerek, ilk kez tüm tarafların bir araya gelmesi ile gerçekleşen bu konferansın belki de en etkili yansıması, konunun dile getirilmesi ve topluluk katılımı ile gerçekleşebilen enerji üretiminin konuşuluyor olmasıdır.         İklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden sayılan fosil yakıtlarda enerji üretimi olunca, yerine alternatif olarak da yenilenebilir enerji kaynaklarını koymak pratik olabiliyor. Fakat enerji gibi özellikle büyük sermaye gruplarının elindeki bir alanda hareket kabiliyetiniz çok daralıyor. Özellikle enerji kaynaklarının sahipliğini bırakmak istemeyen bu gruplar, bugüne kadar temiz enerjiye geçişi hep geciktirdiler. İklim değişikliğinin inkarına kadar giden uzun bir yolda, özellikle Paris zirves...

Yenilenebilir Enerjide En Önde Yer Almak

Resim
     Çanakkale olarak aslında çok şanslı bir coğrafyada yer alıyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının neredeyse hepsine sahibiz. Rüzgar konusunda ülkemizde en verimli alanlardan biriyiz. Güneş olarak bir çok ülkeye oranla çok şanslıyız. Hele güney sahillerimiz olduğu gibi güneşe açık olması vede burada herhangi bir tarım alanı olmaması çok büyük bir avantaj. Akıntı enerjisi dersek boğaz gibi bulunmaz bir nimetimiz var. Dalga enerjisi eğer uygulanabilse, bölge tam üç taraftan denizlerle kaplı. Biyo enerji derseniz, bölgenin tarımsal verimi küçümsenemez. Bu tarımsal üretim aynı zamanda bir enerji üretimi demektir. Bunların yanında çok da bilmediğimiz bir kaynak vardır. Jeotermal enerji. Dünya Enerji Ajansı verilerine göre, kaynak bakımından dünyada 7inci önemli rezerve sahip ülkeyiz. Bu enerji kaynağından bugüne kadar ülkemizde kaplıca turizmi ve ılıca olarak yararlandık. Fakat aynı kaynağı dünyanın diğer taraflarında olduğu gibi enerji/elektrik üretmek için kullanmaya ...

Sular Yükselince

Resim
     Biliyorum tam bir sinema filmi ismi gibi oldu. Fark ettim. Ama kabul edin, ilginizi çekti değil mi? Acaba neden sular yükselecek ve ne olacak sular yükselince diye sorduğunuzu da düşünüyorum. Yılın ilk günü kaleme aldığım bu yazıda bu sorulara beraber cevap bulmak isterim. Hatta biraz da acaba engel olabilir miyiz diye düşünüyorum.      Yandaki sadece bir ekran görüntüsü. Akşam evimde sıcacık oturur iken, elime aldığım modern çağ oyuncağı olan cep telefonuma düşen bir mailden aldım. ABD merkezli, iklim çalışmalar yapan İklim Merkezi isimli araştırma merkezi bir çalışmasını yıl sonuna yetiştirmiş ve tüm dünyada alanda çalışan kişilere iletmiş. Bu aslında basit bir şekilde bir haritalandırma çalışması. Ama etkisi çok güçlü.      Bugüne kadar iklim değişikliği ile ilgili tüm konuşmalarda mutlaka havaların ısınması sonucu, buzulların da erimesi ile beraber, deniz suyu seviyesinde bir yükselme olacağı konuşuluyordu. İşte bu bilgiyi harit...

İklim Forumunda dert Dünyamızın geleceği idi

Resim
Aralık ayı başında Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi taraflar konferansı öncesi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok hareketli günler yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen İklim Forumu bunların belki de en etkili ve organize olanı idi. Tarih olarak özellikle Antalya’da yapılan G20 toplantısı öncesine getirilen forum iki gün sürdü. G20 ve Paris zirvelerinden önce yapılan İklim Forumu’nun özellikle bu iki organizasyonda yer alacak olan karar vericilere yönelik bir sonuç bildirgesi çıkarması ise, belki de Türkiye’nin hazırladığı iklim eylem planı kadar, hatta belki de daha değerli, etkisi oldu. İklim forumu tüm yabancı basında da yer almış oldu ve ülkemizdeki sivil gücün etkisini yansıttı. Çanakkale’den de iki konuşmacı olarak katıldığımız bu forum hakkında bazı kısa değerlendirmelerde bulunmak isterim. Tüm dünyada şu anda en yaygın olan enerji üretim biçimi kömürle çalışan termik santraller...

Yenilenebilir Enerji Devrimi

Resim
Uluslar arası Enerji Ajansı tarafından hazırlanan “Dünya Enerjisine Bakış 2014” raporunu, Tüsiad’ın ev sahipliğinde dün İstanbul’da açıklandı ( http://www.tusiad.org/information-center/events/world-energy-outlook-2014-launching-conference-for-turkey/ ). Raporun önemini ise Hürriyet gazetesinde yazan Gila Benmayor bugünkü yazısında açıklamış ( http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/gila-benmayor_20/gunes-enerjisinde-akil-tutulmasi-mi_27825917 ). Benmayor, yazısında kısaca önümüzdeki sürecin Yenilenebilir Enerjiye yatırımın artacağını belirtmiş hatta Tüsiad başkanı Haluk Dinçer’in de aynı yöndeki sözlerini aktarmış. Yenilenebilir Enerji yatırımlarındaki bürokrasi engelinden örneklerle söz etmiş. Vermiş olduğu bir örnek gerçekten can alıcı. Evinizin çatısına su ısıtma sistemi kurmak istediğinizde hiçbir bürokratik engel yok. Yani hiçbir yere başvurmanız gerekmiyor veya kimseden izin almanız gerekmiyor. Bu serbestiye de su ısıtma teknolojisi sektörünü dünyada ikinci sıraya çıkarmış. Hatta bu...

Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri demokratiktir

Enerjinin üretimi konusu, son dönemde üzerinde en çok konuşulan alanlardan bir tanesi. 1960ların başına kadar enerjinin üretimi ve dağıtımı sadece devlete ait idi. Dünya kapitalizmi mal üretebilmek için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Bu enerjiyi de doğal olarak en ucuza sağlaması gerekiyor. Yüksek maliyetli yatırımları da tek başına yapamadığı için, bu alandaki yatırımları devlet üstleniyordu. Fakat sektördeki gelişmeler ve ucuzlama, kapitalizmin yeni alanlara yatırım ihtiyacı, sermaye gruplarının enerji sektörüne yatırım yapmasını sağladı. Doğal olarak da o güne kadar bilinen üretim biçiminin modernize edilerek yeniden kullanılması en çok tercih edilen yol oldu. Bu kadar uzun girizgaha gerek yok idi. Sadece enerji üretiminin devlet ve sermaye gruplarının elinde olduğunu yazmak yeterli idi. Ama biliyoruz ki, enerji sadece bu iki kesime ait değil. Çünkü fizik kanunlarına göre her yerde enerji var. Yani elektrik üretmek için sadece kömür veya doğalgaz yakmamıza gerek yok. Yenilenebilir ene...

Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri ile Temiz Enerjiye Geçiş

Resim
Çanakkale son günlerde yoğun bir şekilde 1/100 bin Çevre Düzeni Planını tartışıyor. Planın en can alıcı noktalarından biri olan enerji başlığında Biga-Lapseki hattının termik santrallere tahsis edilerek enerji üretim alanı olarak belirlenmesi. Şu anda 4 tane aktif olarak çalışan termik santrale ek olarak 9 tanesi için de çalışmalar sürüyor. Enerji üretim bölgesi olarak ilan edildikten sonra buraya daha fazla termik santral yapılabilecek. Tamamen ithal kömüre dayalı çalışacak olan bu kömür santrallerinin bölgenin havasını nasıl şekillendireceğini tahmin etmek ise hiç de zor değil diye düşünüyorum. Bu girişi yapmamın temel nedeni, geçtiğimiz hafta katıldığım bir toplantı. Fransa’nın Lille kentinde Avrupa Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri toplantısında konuşulanlar, bizim önümüze konulan kara tablonun daha temiz bir şekilde çözülmesini sağlama imkanı var mıdır diye düşündürdü. Hepimizin de bildiği gibi enerji yatırımları büyük bütçeli yatırımlar ve bunların yapımını her zaman devlet ...

Çanakkale ve Kuraklık

Geçtiğimiz hafta içinde Troya Çevre Derneği nin yürüttüğü bir Avrupa Birliği projesi çerçevesinde sekiz farklı Avrupa ülkesinden çeşitli kurumlar Çanakkale’de idi. Üç gün boyunca özellikle Çanakkale üzerinden yenilenebilir enerji kaynaklarını ve tarım ilişkisini tartıştılar. İklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarını azaltmak için yenilenebilir enerjilere yatırım yapmak ve bunu özellikle tarım alanlarında kullanmayı tartıştıkları toplantılarda konu bu yıl yaşanan kuraklığa da geldi. Çanakkale tarımına olası etkileri ve hatta Assos çevresindeki portakal ve mandalina üretiminin bu yıl gördüğü zarar konuşuldu. Hatta bölge ziyaret edildi ve birebir görüşmeler de yapıldı. Yani herkes kuraklık gibi iklim değişikliğinin bir etkisi üzerine canlı örneklere bakarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi konuştu. Bunun için de farklı yöntemler ve yollar tartışıldı. Tüm bunları anlatmama neden, bu sabah mailimde bulduğum Yeşiller Partisi üyesi Prof. Levent Kurnaz’ın yazısı oldu. ...